Üyelik Girişi
Hava Durumu
Takvim
Balcı Remzi Vurdum

 

Ön-Em Oto

Köyümüzün Tarihçesi

HOCAM GRUPTA PAYLAŞIRMISI NBİR ESKİ kÖY RESİMİ KOYARAK"Tayakadin koyunun tarihcesini yazdiginizdan size bir sorum olacakti. Bu arada Cengiz Bulut beye sordum sizi taniyor onun da selamlari oldu..Hem Tarihçeden köylülerimizin haberi olsun, hem de aşağıdaki mesajı Meriç ilçesinden bir öğretim görevlisi arkadaş aşağıdaki mesajı göndermiş, 1963 yılı çeltik ekimi ile ilgili bilgi istiyor.

"Ben de Edirne Meric ilcesindenim Ege Univ de ogretim gorevlisiyim ve Bogazici Universitesi Ataturk Enstitisünde Turkiye de celtigin toplumsal tarihi uzerine doktora tezi yaziyorum.
Sorum sudur 1963 yilinda Edirne Celtik Ekim komisyonu Tayakadin ve Sazlidere koylerinde celtik ekimine izin vermemis peki nerden? bu sorunun yanitini ariyorum yardimci olabilirseniz sevinirim 
saygilarim" 

BÖYLE BİR MESAJ VAR BU KONUDA BİLGİSİ OLAN VARMI?

Recep TAŞKIRAN
Tayakadın Köyü (Edine) tarihine bir bakış....
KÖYÜN TARİHÇESİ
TAYAKADIN KÖYÜ TARİHİ
Tayakadın Köyü Cumhuriyetten sonra kurulan yeni bir köydür. Yeni kurulduğu için yerleşim çok planlıdır. Yerleşim, Edirne Kaleiçi ve Karaağaç yerleşimi gibidir. Yollar birbirine paralel olup birbirini kesmekte ve bütün evlerin yola cephesi vardır.
Tayakadın Köyü 1941 yılına kadar çiftlik olarak kullanılmış. Çiftliğin adı Daye Hatun’dur. Tarihçi Sadık Emre KARAKUŞ’un “270 Nolu Edirne Şer’iyye Sicili Defterleri” nde yapmış olduğu araştırmada burası Daye Hatun çiftliği olarak geçmektedir. 1801-1803 yılları arasında Edirne’nin durumunun kaydedildiği defterlerde Edirne’nin 4 nahiyesi olduğu tespit edilmiştir. Bu nahiyeler aşağıdaki belgede görüldüğü gibi ;
1-Üsküdar Nahiyesi 
2-Ada Nahiyesi 
3-Çöke Nahiyesi 
4-Manastır Nahiyesi’dir.
1801-1803 yıllarına ait 270 Nolu Edirne Şer’iyye Sicili Defteri 119.sayfadaki 28 nolu belgede köyümüz Daye Hatun olarak geçmektedir. Daye Hatun, Ada Nahiyesine bağlıdır. 28 nolu belgede Karye-i Daye Hatun’dan 50 guruş vergi alındığı belirtilmektedir. Karye , köy demektir. 28 nolu belgede komşu köylerimiz Sazlıdere, İskender, Kara Kasım, Oğulpaşa, Azadlı, Şarabdar (Şaraplar), Karaağaç, Karaağaç yakınlarındaki Timurtaş çiftliği, Bosna köylerinin adları geçmektedir. Örneğin Kafir Toğanca, Türk Toğanca gibi bazı köyler ise Yunanistan tarafındaki Kumçiftliği’nde (Orestiada) kalmıştır.
Daye Hatun adı nereden gelmiş olabilir? Daye Hatun, Osmanlı Padişahlarına süt emziren kadındır.Süt anneliği yapan kadının kendi çocuklarıyla emzirdiği padişah çocukları kardeş sayılırdı. Süt annelerinin harem içindeki konumu yüksekti. Eğer padişahın annesi ölmüşse, merasimlerde onun yerine Daye Hatun bulunurdu. Padişahlar süt annelerine büyük hürmet gösterir, onlara bol miktarda mülk bağışlarlardı. Köyümüzün arazileri de zamanında (hangi padişah olduğu bilinmemektedir) Daye Hatun adında bir kadına bağışlanmış... 
(Fatih Sultan Mehmet böyle bir kadından süt emmiştir. Fatih’in süt annesi ÜMMÜ GÜLSÜM’dür. Bu isimde Edirne’de Taya Hatun mahallesi vardır. Ayrıca Bursa’da Taya Hatun Mahallesi ve Taya Hatun camii vardır. İstanbul Arnavut köyde de Tayakadın Köyü mevcuttur. )
Daye Hatun çiftliği daha sonra İtalyan Ogüst BOGETTİ ve karısına geçmiş. Çiftliğin İtalyan’ların eline nasıl geçtiği ile ilgili belge yoktur. Çiftliği İtalyanlara ait olduğu bilgisine, Ogüst Bogetti’nin oğlu Leonardo Bogetti’nin köylüleri 1945 yılında mahkemeye verdiği belgeden ve mahkeme kararının elimize geçmesi ile ulaştık. Bu bilgileri bizimle paylaşan ve köyümüz tarihçesine katkıda bulunan köylümüz Ziya KUMLU’ya teşekkür ederiz.
Yukarıdaki belgede Ada Nahiyesi köylülerinden alınan vergi miktarları belirtilmektedir.
Köyümüzün yaşlılarından Karayollarından emekli Şerafettin AKAR’dan öğrendiğimiz bilgilere göre köye ilk önce Yunanistan’dan Yörük göçmenler gelmiş. Gelen köylüler İtalyan çiftliğinde çalışıyorlarmış. Bazı köylüler çiftlik arazilerinde ırgat olarak, bazı köylüler ise çiftlik arazilerinin bir kısmını “yarıya” çalışıyorlarmış. Çiftlik korucuları köylülerden oluşuyormuş. Çiftlik binalarının, ambarların ve malzemelerin bulunduğu yer, şimdiki köy konumunda “İnce’lerin kahveden Hilmi Güner'in kahveye kadar olan bölgenin arka tarafına kadar olan alanmış.” Futbol sahası, okul, cami, köy konağı ve Sanayii' nin bulunduğu bölge ise yerleşim alanıymış. Bu bölgede köye önce gelen Yörüklerin kerpiç ve üzeri saptan ve sazdan evleri bulunmaktaymış. Köylüler çiftlikten söz ederken İtalyan kadının çiftliği olarak söz etmektedirler. Kayıtlarda ise eşi Ogüst Bogetti’nin adı geçmekte, kadının adı geçmemektedir. Bunun nedeni eşinin ölümünden dolayı çiftliği kadının idare etmesinden dolayıdır. 1939 Alman harbine (2.Dünya Savaşı) kadar Çiftlik sahibi köyde yaşıyormuş. 1939 yılında köyü terk etmiş.
1941 yılında Bosna köyünü sel basması sonucu yaklaşık 400 haneli köyün 270 hanesi Taya Hatun çiftliğine yerleştirilmiş. ( Daye Hatun zamanla Taya Hatun olarak söylenmeye başlamıştır.) Burada yaşayan 60 hane Yörük ailesi ile birlikte 330 haneli “Tayakadın Köyü” kurulmuştur. Rahmetli muhtarımız Mustafa EKMISIR ’dan aldığımız bilgiye göre hazine İtalyan çiftliğini satın alarak kamulaştırmış ve 330 haneye toprak tevzi etmiştir. (tevzi: dağıtma, üleştirme). Herkese eşit olarak 72 dönüm toprak verilmiş. Bu topraklar köyün her bölgesinden olmak üzere, 3 parça 20 dönüm, 2 parça 5 dönüm, 1 parça 2 dönüm olarak dağıtılmış. Böylece Edirne’nin en yeni köyü olan Tayakadın Köyü kurulmuş olur. Köyün meraları ile birlikte toplam arazisi 42.00 dönüm civarındadır. Aşağıda araştırmacı İsa Ceylan’ın yazısında da çiftliğin kanunla tevzi (dağıtım) edildiğine dair bilgi mevcuttur.
Köyümüzün öncesinde çiftlik olduğu kesindir. İsa Ceylan’ın Mülkiyet Dergisinde çıkan “Özel Meraların Doğuşu ve Tasarruf Şekilleri” adlı yazısında “Osmanlı Devleti Toprak Rejimi sistemi gereği, savaşta kazanılan arazilerden bir kısmı, Anadolu'dan getirilen Osmanlı Tebalı ailelere iskan edilmiş, bir kısmı da 10.000 dönüm ila 100.000 dönüm miktarlarında çiftlikler oluşturularak, bu çiftlikler toprak beyi denilen ve savaşta yararlılık gösteren şahıslara tahsis edilerek tescil edilmişlerdir. Anılan çiftlik arazileri, miktarlarına göre belli orantılar kurularak, çiftlik evi (konak), tarla, bağ,bahçe, değirmen, mera, çayır, koru niteliklerinde tescil edilmişlerdir. Edirne İli civarındaki, Saray Akpınar Köyü (Dertli Mustafa Bey Çiftliği), Tayakadın Köyü (İtalyan Çiftliği),….bunlardan bazıları. Zamanın şartlarında çiftlik arazilerinin sahiplerince kullanılabilmesi için emirlerine, ırgat tabir edilen aileler verilmiş, çiftliğin hizmet ve ziraat işleri bu ırgatlarca yürütülmüştür. Tayakadın Köyü (İtalyan Çiftliği) de aynı durumda iken 1940’lı yıllarda istimlak edilerek ırgat olan köy halkına 4753 sayılı yasa kapsamında iskan (tevzi) edilmiştir.” Bu kaynakta da Tayakadın köyü çiftlik olarak savaşta yararlılık gösteren beylere (ya da Daye Hatun’a) verildiğinden ve 1940’ lı yıllarda istimlak edilerek ırgat olan köy halkına 4753 sayılı yasa kapsamında iskan (tevzi) edilmiştir denilerek muhtarlıktan alınan bilgilerle uyuşmaktadır. Burada tek kesinlik kazanmayan bilgi, çiftliğin Daye Hatun mirasçılarından İtalyan’ların eline nasıl geçtiğidir.
KÖYÜN ADI NEREDEN GELİYOR?
Köy Muhtarlığından alınan bilgilere göre köyün adı , Taya Hatun’dan dolayı Tayakadın Köyü olmuş. Edirneli araştırmacı-yazar Oral ONUR’a göre ise köyün adı Daye hatun’dan gelmektedir. Yazar, Edirne Yerel Gazetelerinden birinde yazdığı “Edirne Köy Adları Neden Değiştiriliyor?” adlı yazısında, Tayakadın Köyü ile ilgili olarak şunları yazmaktadır. “Diğer önemli bir köyün adı da DAYE HATUN adı nedense TAYAKADIN olmuş. Devlet Demir Yollarına sormuştum? Bu köydeki tren istasyon adı Tayakadın değil DAYE HATUN olmalıdır dedimse de hiçbir yanıt gelmedi.” ( Daye’nin anlamı yukarıda açıklanmıştır.) 
Edirneli araştırmacı-yazar Oral ONUR’un da üzerinde durduğu, köyün adının neden “TAYAKADIN KÖYÜ OLDUĞU "TAYA HATUN” yada “” DAYE HATUN” kalmadığına cevap bu kaynak olabilir. Ve bu kaynakta da 1925 yılında adı değiştirilen köy sayısı EDİRNE’de 20 olarak verilmektedir. “Türkiye’de yer adlarının değiştirilmesi işlemleri cumhuriyetin ilk yıllarından beri yapıla gelmiştir. Fakat ad değiştirme işlemleri İçişleri Bakanlığı’nın 1940 yılı sonlarında hazırladığı 8589 sayılı genelge ile resmileşmiş ve böylece “yabancı dil ve köklerden gelen ve kullanılmasında büyük karışıklığa yol açan yerleşme yerleri ile tabii yer adlarının Türkçe adlarla değiştirilmesi” başlatılmıştır. Adı geçen genelgenin ardından valilikler tarafından yabancı dil ve köklerden gelen yer adlarına ilişkin dosyalar hazırlanarak bakanlığa gönderilmiştir. Ancak bu çalışmalar 2. Dünya Savaşı sebebiyle uzun süre aksamış ve bir ad değiştirme işlemi yapılmamıştır. 1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile yer adlarının değiştirilmesi işlemleri yasal bir dayanağa kavuşmuş, ardından 1957 yılında da bir “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” kurulmuştur.” 
Köy yeni olunca muhtar sayısı da doğal olarak fazla değildir.

Köyümüzde bugüne kadar muhtarlık yapan muhtarlarımız;
S.NO Adı Soyadı Görev Yılı
Hasan BAYIR 1941-1942
İsmail SARVAN 1942-1946
Nasıf TURAN 1946-1950
Ahmet KORKMAZ 1950-1954 / 1954-1958 / 1958-1960
Yunus ÇALIK               1960-1963 (İhtilal Muhtarı- 1960 ihtilali)
Mehmet KOYUNCU      1963-1965 / 1965-1969
Kadir EKMISIR            1969-1973 /1973-1977
Kamil BAŞAK              1977-1980 / 1980-1984
Kadir EKMISIR            1984-1989 / 1989-1990
İsmet KORKMAZ         1990 (6 ay-Geçici muhtar)
Mustafa EKMISIR        1990-1994 / 1994-1999
Vasfi BUCAK               1999-2004 / 2004-2009
Abdullah DEVECİ        2009-2014
Fevzi EKMISIR            2014-2019
Erku DEVECİ              2019-

TARİHÇEYİ HAZIRLAYANLAR
Necmettin KIYICI /   
Tayakadın Şehit Cem Havale Okul Müdürü                                                                                                                                                                  Recep TAŞKIRAN                                                                                        T.Ü Tıp Lap.Teknikeri / Ziraat Mühendisi- 
 
Kaynaklar:
1-Tayakadın Köyü Muhtarlığının sözlü ve yazılı bilgisi 
2-Harun Tunçel: Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt: 10, Sayı: 2, Sayfa: 23-34, 2000. 
3-İsa Ceylan: Özel Meraların Doğuşu ve Tasarruf Şekilleri: Mülkiyet Dergisi, Sayı 45. 
4-Balkan yarımadasından Anadoluya Türk göçlerinin nüfusu üzerindeki etkileri ve dagılış Yrd. Doç. Dr. Tuncay Özdemir


575 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam112
Toplam Ziyaret284296
Saat
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414